Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

müstehçen fıkralar

fıkra no 1
Bir aksam tiyatrodan cikmis iki erkek arkadas yolda yururlerken Onlerinde iyi giyinmis, sik ve alimli bir hanimin yurudugunu 
farkederler. Erkeklerden birisi digerine dInerek, "Bu hanimla bir gece gecirmeye 500 dolar veririm" der. Bu sozleri isiten genc hanim 
basini cevirir ve "Teklifinizi kabul ediyorum" der. Teklifi yapan erkekle hanim beraberce genc ve cekici kadinin evine gidip hemen 
yatagin yolunu bulurlar. Ertesi sabah apartmani terkederken, adam kadina 250 dolar verir. Hanim pazarlik bakiyesi parayi ister ve 
"250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der. Adam guler, "Bunu nasil ve hangi esaslara gore yapacaginizi gormek isterdim" 
deyip apartmani terkeder. Ertesi gun mahkemeden gelen celp pusulasi adami sasirtmis. Hemen avukatina gidip olayi detaylariyla 
anlatmis. Avukat, "Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alinabilecegini sanmiyorum. Ancak davanin nasil sunulup savunulacagini 
dogrusu pek merak ediyorum" diye mutalaa vermis. Dava baslamis ve on sorusturmadan sonra hanimin avukati mahkemeye dava 
konusunu asagidaki sekilde arzetmis: 
"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilem, bu hanimefendi, itina ile yetistirilip cimlerle ortulu bahce niteliginde bir gayrimenkule sahip 
bulunmaktadir. Bu arazi parcasini belli bir sure icin davali beyefendiye 500 dolar karsiliginda kiralamistir. Davali gayrimenkulu kira 
amacina uygun olarak kullanmis ve kira muddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin yarisi olan 250 dolari odememistir. Kira tutari 
yuksek bir bedel degildir, kaldi ki kiralanan yer ozel ve yasal bir bolgedir. Dilegimiz adaletin yerine gelmesi ve davalinin muvekkileme 
anlasmanin bakiyesi olan meblagi odemesidir." 
Davalinin avukati bu beklenmedik savunma karsisinda sasirmis fakat bir avukat olarak isin enteresanligindan haz duymus ve hemen 
daha once hazirladigi savunmasini kenara koyarak davayi soyle savunmus: 
"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilim bu genc beyefendinin, bu genc hanimdan sahibi oldugu gayrimenkulu bir sure icin kiraladigi 
dogrudur ve muvekkilim bu anlasmadan son derece memnun kalmistir. Bununla beraber muvekkilim arazide bir kuyu bulmus ve 
kuyuyu orgu taslariyla donatmis, kuyuya boru indirmis ve pompa yerlestirmistir. Butun bu ugraslarin iscilik masraflarini muvekkilim 
ustlenmistir. Inancimiza gore butun bu arazi gelistirme calismalari odenmeyen meblagi karsilayacagindan aleyhimize acilan davanin 
dusmesini talep ediyoruz." 
Genc hanimin avukati tekrar soz almis: 
"Muhterem hakim bey, muvekkilem, davalinin beyan ettigi gibi arazi uzerinde bir kuyu bulundugunu ve gerekli gelismeleri yaptigini 
kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor. Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydi davali 
muhtemelen bu araziyi kiralamayacakti. Ayrica arazi tahliye edildiginde davali soz konusu ettigi taslari, boruyu ve pompayi sokerek 
beraberinde goturmustur. Bu bakimdan davamizda israr ediyor ve vereceginiz kararin adalete uygun olmasini diliyoruz." 

Hanim davayi kazanir! 
fıkra no 2
Bir sirkette genel mudur olarak calisan bir adam, eksiksiz bir saglik kontrolunden gecmek uzere doktora gider. Doktor, hastaneye yeni bir bilgisayar sistemi aldiklarini ve bu sistem sayesinde kucuk bir idrar tahlili ile "full check up" yapabildigini soyler. "Harika" der bizim genel mudur de, "baslayalim oyleyse". Doktor, adama bir cam kavanoz vererek idrar icin tuvalete gonderir. Bizim adam bir sure sonra, kavanozu dolu olarak geri getirir. Doktor, kavanozdaki numuneyi bilgisayara bagli kucuk bir konteynere doker. Bilgisayar ilginc sesler cikartarak calisir ve bir sure sonra... yazicisindan uzunca bir dokum alinir. Doktor yazicidan gelen cikislari uzun sure incelemeye koyulur. Adam dayanamayip sorar: "N'oldu doktor, bir terslik mi var?" "Bilgisayarin verdigi sonuclara gore," der doktor,... "bir terslik yok, ama tenisten mutevellit sag bileginizde... bir kavis olusmus." "Yapmayin doktor" der bizim adam, "ben mesgul bir adamim,... ne tenis ne de golf oynarim. Butun bunlari yapacak vaktim yok,... nasil olur da sag bilegimde tenis oynamaktan bir kavis olusur?" Bunun uzerine doktor, bilgisayarin simdiye kadar hic yanilmadigini, asla hata yapmayacagini soyler ve "Ancak" der, "icinizin rahat etmesini istiyorsaniz, bu steril kavanozu yaniniza alip eve goturun. Sabah kalkar kalkmaz da lutfen test icin gerekli idrari yapin. Sonra, dogruca buraya gelin, sizden ekstra bir ucret almadan testi yineleyelim". Bizim adam, "tamam" der ve arabasina atlayip evin yolunu tutar. Bilgisayarin koydugu teshis canini sIktIgI icin, bilgisayarlara hiddetlenir. Butun dunyayi bu aptal makinelerin ele gecirecegini dusunur ve hiddeti daha da artar. Eve vardiginda, bilgisayarin "aklini basina getirmeye" karar vermistir. Arabadan iner inmez, kavanoza biraz idrar yapar ve sonra da... arabasinin kaputunu acip karterden bir kac damla motor yagi... alip kavanozun icine damlatir. Eve girince de olup biteni karisiyla kizina anlatir. Onlardan da kavanoza bir miktar idrar yapmalarini ister. Onlar da bizimkinin istegini yerine getirirler. Ertesi sabah, bizim genel mudur uyanir uyanmaz eline bir playboy alip bilgisayar icin tasarladigi son hinligi yapmak uzere, kavanozuyla birlikte tuvalete girer. 15 dakka sonra tuvaletten ciktiginda yuzunde mutlu bir gulumseme vardir. Dogruca hastanenin yolunu tutar. Doktor, kendisini selamlayip nasil oldugunu sorar. Yuzunde hin bir gulumseme ile, "Iyiyim doktor, iyiyim" der bizim adam. Doktor, bir yandan kavanozdaki numuneyi bilgisayarin konteynerine dokerken... bir yandan da, "formunuzda gozukuyorsunuz bu sabah" der. Az sonra bilgisayar yeniden tuhaf sesler cikarmaya baslar. Birkac dakika sonra da uzunca bir kagit cikisi gelir yazicidan. Doktor, bilgisayardan gelen belgeyi titizlikle incelerken, bizim adam "Bakalim senin bilgisayar bugun ne diyor doktor?" der, sinsi sinsi gulumseyerek. "Himm..." der doktor... "Bilgisayarimiza gore, arabanizin yag degisim zamani gelmis,... kiziniz hamile,... kariniz da bel sogukluguna tutulmus. Ayrica, tuvaletlere girerken yaniniza boyle ha bire Playboy almaya devam ederseniz,... bileginizdeki kavis daha da kotuye gidecek".
fıkra  no 3
Temel ile Dursun hararetli bir sekilde iddialasirlar. Temel: 
"Ula Dursun ha pen pu pinanun catusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa." 
Dursun: 
"Nah dalarsun ula imkanu yoktur"Vardir yoktur bir milyarina iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve kaldirima koyar. "Iyi izle ula" der "Nasul dalacam hamsi cibi" Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasini gecmektedir. Temel catiya cikar Dursun'a seslenir: 
"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" ve kendini bosluga birakir. Tam yere uc bes metre kala Dursun yerdeki bardaga bir tekme sallar: 
"Geber ula ipne Temel"
fıkra  no 4
Adamin birisi domuz ciftligi kurup yetistirip sonra da satarak zengin olmak icin 20 tane domuz alip yeni aldigi ciftlige getirmis....ama hicbirsey anlamadigi bu is hakkinda yardim etmesi icin bir de veteriner cagirmis...veteriner konusmus ta konusmus.... adam birsey anlamamis ama utancindan da caktirmamak icin "ha ha" diyip kafasini assagi yukari sallamis sonra da parayi avucuna sikistirip gule gule demis... 

Aradan bir kac gun gecmis ama domuzlarin birbirine karsi ilgisi sifir...ben bunlara herhalde birseyler gostersem iyi olacak deyip hepsini kamyona attigi gibi dogru ormana....hepsini bi guzel siradan 
gecirdikten sonra ciftlige geri getirmis... 

Sonraki bir kac gun bakmis domuzlarda gene tik yok...almis bir daha doldurmus kamyona gene ormana....bu sefer ikiser kez....siradan....almis geri getirmis ciftlige icinden de herhalde bu sefer olmustur, ne yapmalari gerektigini ogrenmislerdir diyerek... 

Ama hayvanlarda yine tik yok....hepsi camurun icinde yatiyor....kafasi iyice kizmis olan adam hepsini kufur ede ede kamyona bir kez daha atarak dogru ormanin yolunu tutmus....yapabildigi kadar yapmis, yorgunluktan olmek uzere olan adam hepsini kamyona atip, ciftligin yolunu tutmus.... 

Ertesi gun oglene kadar uyuyan adam yataktan kalkamayacak kadar yorgun oldugundan karisini yanina cagirmis, 

- "bak bakalim hanim domuzlarda hareket var mi, ne yapiyorlar?" diye sormus. 

karisi,perdeyi aralayip domuzlara baktiktan sonra adama donmus.... 

-"hepsi kamyona cikmis, birisi de kornaya basiyor...." 

fıkra  no 5
Bu şiir meşhur şair vehbi tarafından padişaha 
>"Bana öyle bi şiir yazki birinci dizesinde seni kılıçtan geçirmek 
>isteyeyim, ikinci dizesini okuyunca birincisini mazur görüp seni 
affedeyim." 
>demesi üzerine yazılmıştır. 

>Azmi hamam edelim sürtüştürem ben sana 
>kese ile sabunu rahat etsin cismi can 

>le ü şarap içirep ıslattırıp ıslattırıp geçirem 
>parmağına yüzüğü hatem-i zerderahşan 

>eyil sokayım iki tutam azmıdır 
>lale ile sümbülü kahkülüne ey nevcihan 

>diz çökerek önüne ılık ılık akıtam 
>bir gümüş ibrik ile testine abı revan 

>Salınarak giderken arkandan ben sokayım 
>ard eteğin beline, olmasın çamur aman 

>Öyle bir sokayım ki kalmasın dışarda hiç 
>düşmanının bağrına hançerimi nagihan 

>Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim 
>yeterki sen kulundan lokum iste herzaman 

>Sen her sabah gelesin bu kuluna veresin 
>Esselamı aleyküm, aleykümesselaaaaammm BEHCET